crack verb (BREAK)
B2 [ T or I ] to break something so that it does not separate, but very thin lines appear on its surface, or to become broken in this way:
› [ I ] informal to become mentally and physically weak:
› [ I ] informal to fail as a result of problems:
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
Tearing and breaking into pieces
Konuda ayrıca ilgili kelimeleri, ifadeleri ve eşanlamlıları da bulabilirsiniz:
crack verb (GET INTO)
› [ T ] also crack into sth to get into someone else's computer system without permission and get information or do something illegal
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
Konuda ayrıca ilgili kelimeleri, ifadeleri ve eşanlamlıları da bulabilirsiniz:
crack verb (FIND ANSWER)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
crack verb (HIT)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
crack verb (MAKE SOUND)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
Sounds made by objects, movement or impact
Konuda ayrıca ilgili kelimeleri, ifadeleri ve eşanlamlıları da bulabilirsiniz:
crack verb (MAKE JOKE)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
crack noun (NARROW SPACE)
C2 [ C ] a very narrow space between parts of something:
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
Konuda ayrıca ilgili kelimeleri, ifadeleri ve eşanlamlıları da bulabilirsiniz:
crack noun (SOUND)
crack noun (ATTEMPT)
› [ C usually singular ] informal an attempt:
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
crack noun (DRUG)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
crack noun (ENJOYABLE TIME)
crack noun (IN COMPUTER SYSTEM)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
crack noun (JOKE)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler