jam noun (FOOD)
A2 [ C or U ] a sweet, soft food made by cooking fruit with sugar to preserve it. It is eaten on bread:
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
jam noun (ON A ROAD)
B2 [ C ] → traffic jam :
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
jam noun (BLOCK)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
jam noun (DIFFICULT SITUATION)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
jam noun (NO SPACE)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
jam verb (STICK)
C1 [ I or T ] to be, or make something, unable to move:
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
Konuda ayrıca ilgili kelimeleri, ifadeleri ve eşanlamlıları da bulabilirsiniz:
jam verb (MUSIC)
› [ I ] to play jazz or rock music with other people informally without planning it or practising together
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
jam verb (PUSH)
› [ T + adv/prep ] to push something forcefully or with difficulty into something else:
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
jam verb (FILL)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
Konuda ayrıca ilgili kelimeleri, ifadeleri ve eşanlamlıları da bulabilirsiniz: