sour adjective (TASTE)
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
Konuda ayrıca ilgili kelimeleri, ifadeleri ve eşanlamlıları da bulabilirsiniz:
sour adjective (BAD FEELING)
› unfriendly or easily annoyed:
Overnight, it seemed, their relationship had turned sour.
She gave me a sour look.
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
Konuda ayrıca ilgili kelimeleri, ifadeleri ve eşanlamlıları da bulabilirsiniz:
sourly
adverb uk
/ˈsaʊə.li/ us
/ˈsaʊr.li/
sourness
Deyim(ler)
sour verb [ I or T ] (BAD FEELING)
› to (cause to) become unpleasant or unfriendly:
Her whole attitude to life soured as a result of that experience.
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler
Eşanlamlılar sözlüğü: eşanlamlılar ve ilgili kelimeler